Tıp dünyası bu mucizeyi konuşuyor! 2 adet aspirini eritin ve…MUCİZEYE ŞAHİT OLUN

Tıp dünyasının mucizesi olan aspirin günlük hayatınızı kolaylaştıracak öyle farklı işlere yarıyor ki şaşacaksınız.

açınızdaki kepeği önleyin. İki adet aspirini ezerek kullandığınız şampuana katın. Saçınızı şampuanladıktan sonra 1-2 dakika bekleyin ve iyice durulayın.

Vazoya koyacağınız çiçeklerin suyuna bir adet aspirini ezerek atın.

Kumaştaki ter lekelerini çıkartabilirsiniz 2 adet aspirini bir bardak suyun içinde ezerek eritin. Karışımı giysinizin ter lekesi olan bölümündü 2 saat bekleterek, yıkayın.

Sivilcelerinizi kurutun Bir adet aspirini ezerek, az suyla krem haline getirin. Karışını sivilcenin üzerine sürün ve 1-2 dakika bekletin. Sonra sabunlu suyla yıkayın.

Tırnaklarınızı Yumuşatın El ve Ayaklarını kovaya sıcak su koyarak yumuşatmak isteyenler su içerisine 1 veya 2 tane de aspirin atarak hem el- ayakların yorgunluğunu almasını hem gözeneklerin rahatlamasını hem de tırnakların yumuşamasını sağlayabilir.

Aspirin, fazla yoğun olmayan ağrılar ve sızılar için içilen, ağrı kesici ve ateş düşürücü özellikte bir ilaçtır. Kanı seyreltici etkiye sahip olmakla birlikte kalp krizine karşı da koruma sağlar. Bu nedenle uzun süreler boyunca az dozajlarda alınabilir.

Aspirin’in ilk versiyonunun Hipokrat tarafından söğüt ağacı kabuğu ile yapıldığı ve etkisinin 3 bin yıldan fazla zamandır bilindiği söylenir.

Eken maddesi asetilsalisilik asit (kısaca “ASA” diye bilinir) olan Aspirin’i ilk olarak kimyager Felix Hoffmann bulmuştur. Babasının romatizmal ağrılarıyla baş etmesi için uğraşan Hoffmann, 1897 senesinde salisilik asit ile asetik asitle sentezleyerek saf asetilsalisik asit üretmiştir. Asetilsalisilik asit, düz veya çivi şeklinde kristale benzer bir halde bulunur. Aynı zamanda toz halde de görülür. Aspirin, aynı zamanda sirke asiti gibi kokar.

Kimyager Hoffmann, kaynağı söğüt ağacı olan bu ilacın keşfettikten sonra bir süre sonra ise aynı şekilde diasetilmorfini sentezleyerek eroini bulmuştur.

Kısa sürede etken maddesi yerine marka adıyla akılda kalmaya başlaya Aspirin, 1900’lerde Avrupa’daki grip salgınını bertaraf etmeye yardım etmiştir. Aspirin’in en etkili olduğu hastalık ve rahatsızlıklar, ağrılar, sızılar, yüksek ateş ve soğuk algınlığıdır. Sonraki yıllarda, Aspirin’le ilgili yeni keşifler dikkat çekmiştir.1971 senesinde, İngiliz farmakolog John R. Vane, Aspirin’in metabolizmadaki ağrıyı durdurduğunu kanıtlayarak Hoffmann’dan sonraki en önemli adımı atmıştır. Vane, bu çalışmasından sonra 1982 Nobel Tıp Ödülü’nü kazanmıştır.

1940’lı yıllardan itibaren, Apsirin’in kalp krizi ve felç riskini de azalttığı fark edilmiştir. Ancak bunun kanıtlanması 20 seneyi bulmuştur. Kanadalı profesör Henry J. M. Barnett, Aspirin’in beyinde gerçekleşen geçici dolaşım sorunlarını ve ikinci kez felç geçirip felç sebebiyle oluşan ölüm riskini azalttığını kanıtlamıştır. 1985 yılında ise dönemin sağlık bakanı Margaret M. Heckler, kalp krizi geçiren insanların Aspirin’i düzenli olarak alırlarsa ikinci kez kriz geçirme ihtimallerinin yüzde 20 oranında gerilediğini duyurmuştur. Amerika’da 22 bin doktorun katıldığı bir araştırmada ise, Aspirin kullanımının kalp krizi riskini yüzde 44 gibi bir oranda gerilettiği sonucu ortaya çıkmıştır. Bu araştırma Newsweek’in 8 Şubat 1998 tarihinde çıkardığı sayıda işlenerek Aspirin akut kalp krizi riski taşıyan insanlara önerilmiştir.

Aspirin, Avustralyalı profesör Gabriel A. Kune tarafından yapılan bir araştırmaya göre kolon kanserini önlemek konusunda da etkilidir. Kune’a göre, ilacı düzenli olarak içenlerde kolon kanseri riski yüzde 40 oranında gerileyebiliyor. Bu araştırmanın sonuçları, Amerikan Kanser Derneği tarafından da doğrulanmıştır.

Aspirin, Bayer’in tescilli markasıdır ve günümüzde 80’den fazla ülkeye ulaştırılmaktadır. Üretici Bayer, Aspirin’in etki ettiği diğer rahatsızlıkların araştırılmasını ve bu etkiyi nasıl gerçekleştirildiğiyle ilgili yapılan çalışmaları desteklemektedir.

Mucizevi bir ilaç olarak kabul edilen aspirinin pek çok faydası vardır. Ancak bazı durumlarda dikkatle kullanılması çok önemlidir.